Blogları Canlandırma Projesi için olan yazının yorumlarına habire yazmak isteyince "neden ikinci bir yazı olmasın?" diyerek tekrar yazmaya karar verdim.
Kısaca bahsetmek istediğim mangalar;
"Bleach" hikayenin çoğu başka boyutta geçiyor olsa da sağlam felsefi altyapısı ve güçlü hayal gücüne sahip, gerçeklikten kopmayı dilediğim bir zamanımda beni tüm sorunlarımın ötesine çekebilmiş bir yapım, bu nedenle olsa gerek bende yeri ayrı olan animelerden... ilginç bir biçimde mangasını hiç okumadıklarımdan biri.
"Attack on titan" iş arkadaşımın kızı izliyor diye eleştirdiği sırada dikkatimi çeken, animesini izleyip baştan sona mangasını da okuduğum, böylesi gerçeküstü bir hikayede beni içine çekmiş ve yakınlık hissettirmiş bir iş...
"One Punch Man" baş kahramanın kel kafası dışında ilgimi çekebilecek unsuru olmadığını düşünsem de, komedi anlayışı tam olarak bana uymasa da, yüzümde kocaman gülümsemeyle izlediğim bir anime ki neden böyle gerçekten ben de bilmiyorum ama seviyorum keratayı...
"Tokyo Ghoul" ve "Gantz" mangalarının çizimlerindeki muhteşem detaylara hayranım, hastalıklı gibi görünen onca eylem, onca düşünce nasıl şiir gibi işlenebilir ki!?...
"Slum Dunk" çizgilerini beğenmesem de çok sevdiğim animelerden ve benim gibi yerden bitmeyi bile basketbol oynama isteğiyle gaza getirebilen spor türü mangaların en iyi örneklerinden, "Haikyu" da iyi kabul ediyorum ama aynı tadı vermiyor, ah şimdi burada "hangimiz kaptan tsubasa ile röveşataları sevmedik?" demeden geçmek olmaz.
"Rurouni Kenshin" filmini animesinden iyi bulduğum en nadide manga örneklerinden... filmi kusursuz değil, göklere çıkaracak tarafı yok ama güzel uyarlanmış bir seri olduğunu düşünüyorum, hele ki "Gintama" uyarlaması seyrettikten sonra... live action yapımlar batıda daha başarılı ne yazık ki...
"Sweet Home" gibi animesi olmasa da diziye uyarlanan işler de var, ben diziyi oldukça başarılı bulmuştum.
Shoujo türü çoğu romantik ve okul temalı mangalardan uyarlaması yapılan çok fazla;
"Au Haru Ride" çizimlerinden hikayesine naif bir o kadar da güçlü dibine kadar romantik ama kız işi olmaktan paçayı kurtaramayacak türden duyguları çok güzel ve detaylı verebilmiş bir manga bu türde en sevdiğim...
"Tonari No Kaibutsukun" romantik ama vahşi, alabildiğine sevimli...
"Ookami Shoujo To Kuro Ouji", kurt kızla siyah prens gibi bir şey adının Türkçesi ama oğlan tilki kız köpek...
"Nijiiro deizu", bana 'ah gençlik' dedirten rengarenk, sıcak ve alabildiğine ergen mangası...
"Omoi, Omoware, Furi, Furare", çizgilerini sevdiğim sıradan ama izlemesi/okuması zevkli çizgilere sahip...
"Horimiya" mangasında sınıfın en çalışkanı ve de evin hamarat kızı Hori ile gözlüklü olduğu için inekmiş gibi görünen oysa Süpermenvari gizlediği kimliğinde vücudundaki piyırsing ve dövmelerle aykırı sayılabilecek tembel, yumuşak huylu, güzel yürekli çocuk Miyamura'nın aşkı konu edilmiş benden en tatlı çift ödülünü alabilecek kadar şekerimsi tadı olan da budur.
"Tsubaki-Chou Lonely Planet" sevdiğim fakat uyarlaması olmayan mangalardan yaş farkı fazla aşklardan biri olsa da sınırları olan ılık meltem havasında bir manga...
"Hirunaka No Ryuusei" aynı mangakanın eseri fakat daha popüler... yine de 'öğrencisiyle aşk yaşayan öğretmen' konusu bana ters olduğundan sonu düzgünce bağlanmış olsa da zaman zaman çok sinirlerimi bozan bir hikaye, çizgileri muhteşem velakin 15 yaşındaki kızın karşısında sorumluluk sahibi olması gereken buna hem yasal hem ahlaki olarak zorunlu olan kişinin pervasızca hareket edip kafa karıştırması, adına da aşk demesi gerçekten sıkıntılı bence, aşıksan ona hayatı tanıma şansı ver, reşit olsun en azından, kimliğini iyi kötü bulsun, ne istediğini bilsin, ondan sonra sal kendini duygularına mücadele ediyorsan et, gıcık...
"Orange Marmalade" vampir hikayesinin limonata tadında olanı... Kore dizisi de varmış ama izlemedim.
"Lovely Complex" zıt kutuplar birbirini çekerin manga hali... aşağılık kompleksine neden olabilen fiziksel farklara rest çeken, yadırgamalara inat pek de güzel olmuş aşklardan biri...
"Gekkan Shoujo Nozaki-kun", aşk uğruna kendini manga dünyasında aşk hikayelerine kafa yorarken bulan çekingen kızımızın, dibindeki bariz aşktan habersiz aşkın piri oğlanla amansız mücadelesi...
"Skip Beat!", oyunculuğa bambaşka açıdan bakmanızı sağlıyor, aşk da var tabi ki en güzelinden...
"Shigatsu Wa Kimi No Uso" müziği temel alsa da başrolde bence umut var, oldukça etkileyici bir hikaye, müthiş çizgiler...
"Relife" hayatı pişmanlıklarla dolu pek çok insanın 'keşke öyle bir ilaç olsa' diyeceği, umut veren, hayatta ikinci şansı nasıl yakalayabileceğimizin tüyolarıyla bezenmiş, yaralarını sarmak isteyenlerin belki çok ilgisini çekmeyecek ama onlara yakın pek çok kişiyi etkileyecek bir hikaye.
Muhteşem başlayan sona doğru aynı tadı alamasam da bende başka türlü olan "Akatsuki No Yona" mangasında cesur-korkak, akıllı-salak, ruhsuz-sevdalı aynı anda ikisini birden olması imkansız görünse de olabilen güzel tasarlanmış bir karakter var, yanına da her daim cesur-akıllı-sevdalı türde baskın bir tip koymuşlar fantastik unsurlarla da süsleyip "gel de sevme" demişler, çok da güzel olmuş...
webtoon mevzuna da girersek liste iyice uzuyor;
Bu aralar en popüler olanlar "Let's Play" ve "Lore Olympus" ama pek beni sarmıyor.
En sevdiklerimden "True Beauty" webtoon olark devam ediyor ama dizisi yayınlanalı epey oldu, uyarlaması şirin olsa da mangası kadar başarılı bulmadım.
Kdrama tadında pek çok webtoon var "Age Matter", "I Love Yoo", "Secretary Out of Order", "There Must Be Happy Endings", "See You in My 19th Life", "Perfect Marriage Revenge", "To You Who Swallowed a Star", "My Younger Brother's Friend" okurken dizisini görür gibi olduğum türden hikayeler, sıkça kdrama izleyenlerin aşina olduğu pek çok klişeye sahip, hepsinde var klişe ama bunlarda işin kuralı buymuş gibi sırıtıyor bazen...
Seviyorum kdramayı haliyle webtoon okumak ayrı bir keyif de veriyor klişeleriyle...
Şimdi webtoon dedim ama sevdiğim o kadar çok örnek varken bunu burda kesmeliyim diye düşünüyorum, bu da belki başka bahara...