Yarın o muhtemelen izinli, ben bu gece kuvvetle muhtemel onlardayım, cancağızım fabrikada çalışıyor ve eve geldiğinde ilk yaptığı hareket çakmağını çıkarıp sigarasını yakmak ve çantayı münasip bir kenara fırlatmak, bayılıyorum onun bu hallerine, o zayıflıkla fabrikada onca işin altından kalktığını düşünmek dehşet verici...
Tanıdığım en zeki insanlardan biri olmasına karşın üniversite sınavına girmedi, eskisi kadar olmasa da hala okuyor, bazen onun yanında güdük hissediyorum, uyduruktan bir bölüm bitirmiş zottirik işlerle meşgul olmuşum ve salt gerçek karşımda... Bu durum hep böyle değildi. Ben abartmayı seviyorum yine yaptım işte, ben onu denk bulmasam o beni çok sığ görse bunca zamanlık dostluk yürümezdi, böylesi rahat ve bağlı olmazdık en azından. Annem gittiğinden beri üstümdeki tedirginliğin farkında, sık sık arıyor, birinin yakınlığını hissetmekten çok daha fazlası bu; yakın gördüğün insanın varlığını yanında hissetmek, güzel şey vesselam.
Tanıdığım en zeki insanlardan biri olmasına karşın üniversite sınavına girmedi, eskisi kadar olmasa da hala okuyor, bazen onun yanında güdük hissediyorum, uyduruktan bir bölüm bitirmiş zottirik işlerle meşgul olmuşum ve salt gerçek karşımda... Bu durum hep böyle değildi. Ben abartmayı seviyorum yine yaptım işte, ben onu denk bulmasam o beni çok sığ görse bunca zamanlık dostluk yürümezdi, böylesi rahat ve bağlı olmazdık en azından. Annem gittiğinden beri üstümdeki tedirginliğin farkında, sık sık arıyor, birinin yakınlığını hissetmekten çok daha fazlası bu; yakın gördüğün insanın varlığını yanında hissetmek, güzel şey vesselam.
Ertesi gün içeceği sigaraları akşamdan sarıyor bizimki, "sen ben içinde/cümle alem dışında" diye inletiyoruz ortalığı, onunlayken dumandan başkası yasak ama en çok da bu şarkı dilimizde, yanımızda demlik demlik çay, vakit akşamı da bulsa bir sabahı da o yorgunlukta bile vakit nasıl geçiyor, hayret. Hâlâ üç beş hayalimiz var, yıllar daha neler getirecek bize, bilinmez.
