9/11/2015

oyun çocuğu

Oğlum her delikten kapılar açmaya çalışan hayal gücü kuvvetli bir yumurcak... onunla hayallerine dalacak zamanım ve cesaretim olsa keşke... bir çocuğun olmayan ülkesinde kaybolma fikri, perilerle uçtuğum olağanüstü bir seyahat fikrinden daha baskın hislere sahip bünyemde... oysa dünyanın en bilinmez yerlerine gidip görmek en çok istediğim şeylerden biriydi uzunca zaman... kendim olmak, kendimi yeniden bulmak kadar imkansız şu an, uzun uzak yolları aşındırmak...

Zor bir doğum sürecinin ardından oğlumu ilk gördüğümde bu anı tekrar tekrar yaşayabilmek için düzinelerce çocuk doğurabilirim gibi geliyordu, onca acı içindeyken bile "ikinciyi düşünür müsün?" diyen bir doktora "çocuğum yalnız büyüsün istemiyorum" demiştim fakat kırgınlıklar, hayal kırıklıkları öylesine üst üste geldi ki...  ikinci bir yana, olacakları öngörebilseydim yine de bir çocuğu böylesi kırık dökük bir yaşama ortak eder miydim emin değilim.

Dün gece defalarca sıçrayarak uyandı, kabuslar görmüş olmalı, daha bir yaşındaki masum bir kuzu için bile fazlasıyla ürkütücü bu dünya...

Hiç yorum yok: