4/19/2013

son bir saat geçsin derin bir nefes alacağım.

sonunda ankara'dayım.

son bir ay öylesine mutluluk sarhoşu olmuşum ki böyle bi haberi evimde internet de olduğu halde iki dk şuraya yazamadım, gözüm dünyayı görmüyordu yeminle...

son bir haftadır bir tv kanalının sosyal medya ayağında, takılıyorum kendimce... yani bu olduğunda sevinçten havalara uçacağımı, sonunda sevdiğim bir meslekte çalışma huzuruna erişeceğimi falan hayal etmiştim ama işin içi öyle değil, şaşırdım mı, hayır.

ben çevreyi kendine uydurabilen değil de çevreye uymayınca kabuğuna çekilen biriyim, değişmeli miyim? kendi halimde kalırsam çekişmek zorunda kalmayacağımdan eminim, kendimi yormalı mıyım? sessizlik içinde çakma gandi pozlarda birilerinin dişleri arasında kalmaktan kurtulabilir miyim?

biraz dikkatli bakıldığında iş arkadaşımın diş izlerini görmek mümkün, hani bu ortamlar için güçlü diş yetmez ısırabilmek gerekli bunu farkedebiliyorum ama öyle olmak istemediğim için uzaklaşmıştım bu sektörden, öyle olmamak konusunda da kararlıyım.

sabır ve zaman benim imtihanım, hiç geçemiyorum da ondan mı tekrar tekrar bundan soruluyor, bilmem ki...

Hiç yorum yok: