11/03/2011

ömrümün şu döneminde

bütün karamsarlığımı bir kenara bıraktım ve heyecana kapılarımı ardına kadar açtım, ve fakat kaybetme kaygısının yapışkanlığından kurtulamadım, iyi  kötü sıyrıldım tabi bu sırılsıklam vaziyetten, her ne kadar tuzum kuru değilse de mutluyum.

tadilata gitmiş hayaller, uçup kaçmaya devam eden düşler ve koltukta çakılı kalmaktan karıncalanan arkam halinden memnun sayırlır, aklım hayallerim kadar hızlı işlemiyor belki ama teraziye vurunca aklımdakiler uçarı hayallerimden aşağı kalır değil, gerçekleşmeyince ikisi de beş para etmez tabi o ayrı...

 şubattaki zammın hesabını şimdiden tutuyorum belki ama alınıp verilenin tadını da çıkarıyorum keyfimce...aklımı tencere tavayla bozup nevresimlere doladığım oluyor, alışveriş sevmeyen bünyeme işkenceye de dönüşebiliyor velakin bir limon sıkacağında bile bir birliktelik havası bulmak bambaşka bir şey, aradığını bulmanın zevkineyse diyecek yok...iş aramak dışında ciddi manada aradığım pek bir şey hatırlamıyorum, mutluluğu bile amansızca aramış değilim, aramanın umutsuzca olan kısımları yer etmiş olmalı ki belleğimde, bulduklarım bana mutluluktan ziyade şaşkınlık veriyor ama bu güzel, şaşırmayı özlemişim çünkü...

sıradanlığın çılgın detayları olmasa nasıl dayanırdım rutinin basık havasına bilmem...

Hiç yorum yok: