1/07/2011

prelüd

bir el beynimi okşuyormuş gibi... kafatasım giderek daha da saydamlaşıyor, sığlık bunun getirisi ama şikayet edilecek vaziyet değil bu güzellik için... beynimin en sağaltılmış yerinde hassas parmak uçlarını hissetmek hatta ses dalgalarının beyin lobumu titrettiği durulukta bulabilmek kendimi, müthiş... saçımı değil de beynimi okşayan bir el, boynuma değil ruhuma dolanmış kollar ve o dudaklar tüm benliğimi içine alıveren o ağız, dökülen diller, cânım sözler ve ne varsa beni bilincimden eden hepsi işte, olağanüstü güzellikte...
 
kafamın içinde herbiri ayrı telden çalan çılgın kalabalık koro halinde aşk şarkıları söylüyor, aşkı 'uykusuzluk, yeme-içme düzensizliği, kalp çarpıntısı, dikkat bozukluğu, vs.' belirtilerinden ayıran bariz bir hükümranlık var üzerimde ve ben ömrümce ilk kez boyunduruk altına alınmak istiyorum; boy boy ilmeklerim dikbaşlı devlerime kement atsın, kuşatılmış kulelerime asi yeniyetmeliklerimi kapatalım da coşkun direnişlerini gür saçlarını dalgalandırırken ortaya sersin, tez elden sıkıcı karamsarlığımında gereği düşünülsün, yalınkat gerçekliğim bodur umutlarım ve teslim bayrağını çekmiş hayal ülkemin selameti açısından tacı tahtı eritip ederi ne olursa artık çil çil mutluluk dağıtayım, fakat zor olur tekmil bir kıtalık hayali yürütmek, sade ben tüm gerçekliğiyle bedenimi yola koyup bavulumum aldığınca anlayışı tıkıp yürüyüp gittiğim yerleri kavradıkça yaklaşayım ona, ruhuma...
 
sonrası da ne olsun işte iyilik güzellik...

2 yorum:

mor dedi ki...

sen ve su güzelim imgelem dünyan,bol sanatli cümlelerin,tesbihlerin ve mecazlarin,ofof. hastasiyim.

pusarık dedi ki...

ben de bu rampalı yorumların ve de zevkten dört köşe eden dostların ustalıklı dillerinin hastasıyım ;)

ayrıyetten mühim bir mesele; çok özlüyorum yahu, özlememek için yazayım istiyorum ama nutkum tutuluyor, gıkımı bile çıkaramıyorum :/