8/31/2010

ayak diremeli elyazması

"milena'ya mektuplar" bitti.

kitabı tamamen mektup hasretiyle okudum ve dilimde istemekten tüy bitse de henüz herhangi bir postacıyla muhatap olmuş değilim, hayır, yani adam beni postacıdan da kıskanıyor olamaz! zamanında kapıyı iki kere çalanlarının namı almış yürümüş ya, zarf atıp hatunu ellere yar etmekten korkuyordur, diyeceğim velakin kendimi bir şey sanmaktan öte bir fikir yürütme usulü olmayacak hani... fikirde usulsüzlük var; çok yanlış hareketler bunlar

mektup bekliyorum, telefon bekliyorum, görüşmeyi bekliyorum; 'beklentilerimi yükselttim' sayılıyor mu bu?! neyseki zamanında çok belediye otobüsü bekledim, sabırlıyım, durakta direk kontenjanına atanmaya namzet, yılların birikimi var, ola ki taşar falan ne olur onu bilemem bak...

sevmenin bende bir rutini mevcut, minik bir kız çocuğu şımarıklığında ve ısrarcılığındayım yine, başetmek zor, zarar vermek kolay...

milena'nın k. bazen öyle şeyler yazmış ki tutup elinden öpmek istedim "sen benim için bir kadın değil, bir kız çocuğusun, senden daha safını görmedim, sana elimi uzatmaya cesaret edemem küçük kız; bu kirli, titrek, pençeyi andıran, dengesiz, kararsız, soğuk soğuk terleyen eli..." duyduğumda bana ters gelen bir ilişkiydi fakat müthiş saygı uyandırdı, laçkalaşmadan ve böylesine derin... ah... iç geçirmemek elde değil.


halen mektup bekliyorum, kafkaesk olması gerekmez, tek kelimeyle "senin" dese bile yeter, takınca da takıyorum yahu...

saat onu geçti, telefon çalmaz artık sabahı da bekliyorum.

2 yorum:

mor dedi ki...

bekledigin sey,ancak sen onu beklemeyi unuttugun zaman gerceklesir.bu hayatin "sen bakarken soyunamiyorum"deme seklidir,buyurmus pek bilmis k.iskender. yalniz bir seyi beklemeyi de insan nasil unutabilir,o kisma deginmemis hic.

eger telefonunu ondört saat araliklarla caldiriyorsa,muhtemelen sana bi sarkiyi hatirlatmak istiyordur caanim pusarik.

milena ya mektuplar,werther'in mektuplarina dönmeden sen arayip cemkirmelisin sanirim,aksi halde icinde kurtlar ciligir sofrasi kuracak;)

pusarık dedi ki...

evet, unutmam gerekecek, şu an itibarıyla bitti.

telefonumu o sıklıkta çaldırmıyordu, asker ya onda yatış...hiç böyle kısacık bir şarkıyı dilime doladığım olmamıştı, sevdiğim tüm diğer şarkıların nakaratı bile bundan uzun sürdü, anlamıyorum.

bu yorumu ilk okuduğumda kurtlara çengi olacağım aklıma bile gelmezdi, ah werther, yaktın beni!