8/17/2012

ev arkadaşım

üç hafta kaldı düğüne...bugün eşyaların kalan kısmını ankara'ya götüreceğiz, ramazanın ilk günü ordaydık son gün yine orda, hayırlısı bakalım...işler güçler gözümde büyüyor, çok bir şey kalmadı esasında, peşpeşe aksilikler oldu bir ara velakin ferahlık eli kulağında benim kendime gelmemi bekliyor olmalı, evet.

gündüz içilen çay ve sütlü kahve ikinizi de çok özledim, gece kahvaltılarını da özleyeceğim biliyorum ama ramazan her zamanki gibi tadında başladı tadında bitiyor, seviyorum ben bu ayı yahu...

son iki haftadır her an uykuluyum ama ne gece ne gündüz uyuyamıyorum, bugün işyerinden bir arkadaş "evlenince geçer" dedi, dur bakalım n'olcak...

"hayatım değişecek" dediğimde gayet olağan geliyor, ne zamanki bir sürü insanın hayatını değiştireceğimi düşünüyorum, ne kadar ciddi bir sorumluluğun altına elimi koyduğumun farkına varıyorum, bir kapının eşiğindeyim, karmakarışık bir yaşama düzen, huzur ve mutluluk getirmeye namzet duruyorum o eşikte...şefkat ve neşe kaynağı olmasını istediğim hayatıma sanırım fazlaca yükleniyorum ve fakat huzur ve sukuneti her daim içimde hissediyorum, iyidir bu herhalde...

annem umarım ben gidince üstünden sorumlulukları eksilmiş, rahatlamış ve sevinmiş olur, umarım beni özlediği kadar yanında olduğumu da bilir, umarım benim kıymetimi anlar ve yanıma sıklıkla gelir, umarım umudum olan tüm insanlar varlığımla mutlu olur, yokluğumda umudunu korur.

sevgilimin kolları evim olduğunda ne şehir kalacak ne sığınacak başka bir liman...bu hissi tarif etmek için sadece duaların diline güveniyorum, Allahu alem...

Hiç yorum yok: