8/27/2012

araf


kütüphane yerle yeksan oldu, yerine bir koca duvar, ahşap bir kapı ve iki yeni mesai arkadaşı geldi, bunu nedense zerre kadar önemsemiyorum, gerçi inşaat ve yerleşme faslı çok sinir bozucu, kişilerle yakınlık kurma aşamasına girmeyi de hiç istemiyorum ama bariz bir umursamazlık hakim tavırlarımda…

kitapları da özlüyorum bir yandan...okuma gereği uyandırmayan bir yığın kitabın varlığı beni rahatsız ediyordu ilk zamanlar, neden özlüyorum bilmem, okunmasını gerekli gördüğüm bir yığın kitabın benden uzakta ve okunmakla keskel alaka oluşundan olabilir elbet...

işyerinde yerimi yadırgıyorum, bu yeni oluşumun içindeki eski tek şey olmak kötü...alıştığım yerleri bırakmak gibi gelmediği için artık gittiğime pek üzülmüyorum, çalışmaya devam etmek konusunda sıkıntılı bir evre geçiriyorum fakat geçen haftaki bunaltının ardından bu fikrin üstüne koskocaman kalın bir perde çektim, eninde sonunda her şey olacağına varacak, hayırlısı bakalım.

Hiç yorum yok: