3/23/2012

huy canın altındadır cancağızım

alışkanlık aşktan betermiş hakikaten azizim...bir haftadır aramadık arkadaş bırakmadım neredeyse, ı ıh kesmiyor, mail, internet sefaları, ders mers, şarkı şiir, yok yok...illa ki bir şeyler eksik...akşam on-onbir gibi kaşıntılar tutmaya başlıyor, bitleniyorum, bir hafta daha yurtdışında olacak bakalım, bahar alerjisinden önce bu ayrılık sıkıntısı derime işleyip beni pul pul dökecek zannımca...nerden icap ediyor bu alışkanlıklar bilmem, maillerimi dakka başı kontrol etmek evvelce yapışıp kalan huylardan, blog yazmak dahi eskilerden kalma bir alışkanlık esasında...huysuzluğum neden veya nereden, muallak hepsi!...

8 eylülde düğünüm var, nikah bir gün sonrasında, farklı şehirlerde, başvuru işlemlerini ayrı yerlerden hallediyoruz, tek başıma başvuru yapmak iyi hoş da değişik, evlililk izni istiyorum pos bıyıklı amcalardan, pîri fâni belediyeciğimiz elini öptürüyor (bir öpücük 58 tl, ucuza gitmiyor muhterem), olay burda bitmiyor elbette, işlemleri yalnız yürütmek ayakta durabilme havaları falan veriyor, gayet fiyakalı, herkesin onu sormasına da tamam, soba borusu değil ya soracaklar muhakkak, benim anlamadığım başvuru için gittiğim her yerde "eşin" ya da "kocan" denmesi, her defasında afallatıyor beni yemin ederim, hele bi durun yahu, alışmam için azcıcık zaman verin, değil mi ama?...

Hiç yorum yok: