2/21/2012

üzümün çöpü armudun sapı

her gün şu sapı çöpü üstünde eciş bücüş kara üzümlerden yiyorum, üzümü yemeyi çekirdek çitmek gibi uğraştırıcı hale getirdikleri için hoşuma gidiyor sanırım, hatta kendimi zora koşmaktan haz duyduğumu şu an kendime itiraf ediyorum.

evvelce arabaların en kıyıda köşede yerlerinden geçme çabalarımı, en dandirik yol kenarlarında ilerlediğimi, en sapa kaldırımlarda gezindiğimi gözüme sokanlar olmuştu, bu kadar haklı olduklarını bilmiyordum, deve gibi yokuş yukarıya seyirtmiyorum ama keçi gibi düz yoldan çıkıp patikaya daldığım ortada...

anlatacaklarım için neden bu kadar çok kelime kalabalığı yapıp cânım benzetmeleri bu kalabalığa salıverdiğimi pek kestiremiyorum ama böylesi geliyor içimden, bir de devrik cümleler var, çok daha beterini devirmemek için noktalara, virgüllere, bilimum işaretlere sarılıyorum ve fakat nafile...

hayli zamandır "kendin olmak", "akışına bırakmak" mevzularına takıldım, görünen o ki "özveri göstermese ölecek" hastalığına yakalanmışım, işin vahim tarafıysa ölümcül olanın özveri hastalığı değil kendin olmanın çelişik yapısı olduğunu fark etmem...şöyle ki, akışına bırakmak benim lügatımda; kendin olup elini eteğini "öteki"lerden çekmek anlamına geliyor, yanlış  burdaysa amenna...değilse yandım.

ne zaman kendim olmaya niyetlensem keskel alaka bir durumda buluyorum kendimi, hayallerim aklımı çimdikleyip kaçıyor, delice heveslere kapılıyorum bu sefer, umut hayalden beslenir ya, semirtiyorum ha babam, sonradan dombili ümidim sığışamıyor hiçbir yere o ayrı... hayal etmeyi severim ama ben bir hayalbaz değilim arkadaş, kendimmişim gibi hissetmiyorum ki öyle, sırf akıldan ve kontrolden ibaret prizmatik bir çokgen de değilim, arasını bulmak adına özveri göstermek benim olayım, ben buyum yani, ezik olmakmış yamuk durmakmış umrum olmuyor, hem anlamıyorum, dizgin bırakınca at özgür mü oluyor?doğasında evcilleşebilmek var bu hayvanın, illa vahşi olması mı gerek atın, kendi olmak için? açıkçası sınırsızlıkta, seyirci kalmakta ya da umursamazlıkta kendim olduğumu zannetmiyorum, uymuyor bana yahu...

Hiç yorum yok: