7/17/2011

uzaklar bu kadar uzak olmasa iyiydi.

"uzuyor yıllar gibi dakikalar sen yoksan" diyor sabite tur gülerman, amma da içli söylüyor hatun, kimbilir hangi meyhanelerde kimler kafa buluyordur şimdi bu şarkıyla, ben melissa içiyorum ilk kez beni mayhoş etmek yerine uyuklatıyor bu çay, bugün her şey tersine...

evdeki her şeyi yerinden ettim, dip bucak temizledim, tek toz bırakmadım velakin içimdeki hasretin tozu pası aynen duruyor, yani püf dese muhterem ortalığa yığınla pislik kalkacak, ne diye yani; vallahi hasretten billahi de hasretten!...

var ya istanbul'da olmak vardı şimdi...şu sıcakta soğuk soğuk terlemek vardı heyecandan, yanında olmak vardı sevdiğimin -istanbul bilirsin seni de çok severim ama anla işte başka- sonra üç beş arkadaşla güzelleşmek vardı, nefes bile almadan hayal sosu bolca leziz cümleler kurmak, ballandıra ballandıra anlatmak her hissin yansımasını, var oğlu vardı işte; efil efil düşlerde gezinmek, benim için rüya olmuş bir şehirde gerçekten olmak, yamacında, kıyısında, yanıbaşında hani...

içimdeki şey -her neyse işte bu- öyle güzel ki anlatmak güç fakat anlaşılıyor bence, anlatamıyorum ve buna rağmen bir şekilde biliyor bunu insanlar, hatta bana öyle geliyor ki görenin "bu kızda bir hal var" diyesi geliyor, bak bunları anlatırken bile çehrem değişiyor üstelik...yanaklarım al al, oysa utanma faslını geçmiş olmalıydık, ay geçti sene geçti, olsun, güzel bu yanaklarımdaki yanma hissi, en az içimdeki kadar güzel...hep de böyle kalsın n'olur...

o değil de yalnızlık bana böyle tutkun olmasa iyiydi.

2 yorum:

tutsak dedi ki...

Aşk güzel şeydir Allah daim etsin...
Bir de insan bir şeyleri yürekten istedi mi mutlaka gerçekleşiyor.

pusarık dedi ki...

evet, cidden öyle :)