5/11/2011

hasıraltı

bak yine yaptım! hayaller kurdum, kırılıp dökülüşlerine aval aval bakıyorum.

gerçekleri umursama, düşleri yoksay, çaresizliğine dövün, beceriksizliğinden yakın, hayır, hayır, sadece sabret.

eskiden sıkça hissettiğim -belki de hayal ettiğim demeliyim- görüntü beynimde canlanıyor yine, defalarca; göğüs kafesimi parçalayıp fışkıran bir kaynak beni hızla içine alıyor, dibine çekiliveriyorum, derken o boğulma hissinin hemen ardına suyun içinden yükselerek belime kadar sıyrılıyorum ve kendimi bırakıveriyorum tekrar, sonra yüzüstü suyun üstünde akıntıya koyveriyorum bedenimi, sakinleşince gözlerimi kapatıyorum, orda kapanırken gerçekte faltaşı gibi açılıyor gözlerim, genelde yürürken olup bitiyor bunlar...daral mı geliyor acep?

ben bunları hakedecek pek çok hata yaptım, yapmam gerekenler yerine içimden gelenleri yaptım, yapmakta zorlandıklarım söz konusuysa sadece elimden geleni yaptım, onu bunu dinlemek yerine kalbimin hükmünü sürsem ölümüm bile gelse kanım akmaz sandım, dilin dediğiyle gözün söylediği bir değilmiş, bildim, insan nasıl da hızla özünden uzaklaşabilirmiş, öğrendim, unuttum, yalan oldum, şüphelerimin üstüne gittim, yanılgılarımı sevdim, sevdiklerim konusunda yanıldım, yine de umutluyum, yine de sabretmeye gücüm var.

ve fakat alabildiğine yorgunum, uyku saatlerim uzayıp gidiyor, bilmem tembellikten mi, depresyondan mı, hayalciliğimin gerçeğin sınırınlarında yer bulamayıp düşe sürgün gitmesinden mi ya da havalardandandır belki...

sıcaklar boğuyor, düşünmek de öyle.

Hiç yorum yok: