1/18/2011

keyifler nasıl?

keyfim bu ara pek ehil değil, çılgıncasına coşmuş durumda, arada dibe vuruyor ama onun hırçın coşkunluğunu artıran da bu zaten! ciddi hiçbir şeye kafa yorasım yok, ben salladıkça zorunluluklar da beni yakamdan tutup silkiyor, hırlaşıyorum kendimle bakalım nereye gidecekse böyle!?

gün itibariyle sevdiğim askerliği paketleyip anılarının müsait bir rafına kaldırmış durumda, seviniyorum fakat acayip derecede hüzünlüyüm, nasıl desem, sevinçle hüzün arası dengesiz bir ruh hali işte...

evlilik arefesinde olabilirim, ciddi bir yıkımın arefesinde olabilirim, sonsuz bir mutluluğun eşiğinde duruyorum belki de, bir uçuruma gözü kapalı yürüyor olmam da muhtemel...herhalukarda korkuyorum öyle böyle değil!

bu sefer cidden akışına bıraktım, çevreden 'yapma! etme!' tepecikleri yükseliyorsa toprağı bağrıma katıp akıp geçiyorum, yol bulamadığım kayaların etrafını dolaşıyorum kendimi kayaya çarpa çarpa…

göl gibiydim evvelce, durağan sevgilerim oldu benim, hep sevdiğimle kaldım, biriktim, yosun tuttum, taşmam ve akışkanlığıma yol bulmam için gerekiyordu belki bu, hani bana öyle geliyor ki öncesinde aşk adı verdiğim ne varsa bu akışa hazırlanmam içindi, yönümü bulmak için yönüm şaşmalıydı, olamaz mı?

ona 'ruhu revanım' dedim, ben için özel bir söz bu, akar da yatağımı bulur muyum, 'su gibi aziz olasın' dilekleri makbul olur mu -en azından şimdilik- bilinmez, korku da burada bir yerde giriyor devreye zaten, bir yarık beni içine çekiyor sanki ‘ipincecik akacağım dik yamacın birine meylediyorum; görülesi bir şelale fakat ummanı bulamamış umduklarıyla kalmış özünden kaynağından ırak kalmış bir ırmak sayacaklar beni' diyorum, şeytan ordan dürtüyor 'akışına bırak' neyse ne işte...'yatağına kırgın ırmaklar' adında bir kitap var, adıyla parçalıyor beni, 'katı olan her şey buharlaşıyor' adındaki kitapta da hissetmiştim bunu, buharlaştığımı...ve fakat asiye göksuya ve barajlarla durdurulamış daha nicesine yakınım, kol kolayım, iç içeyim hatta, defalarca o sularda yıkandım.

evet, tuz tadı var bu sonda... ama hayır, gözyaşı değil akıttığım, bir birlikteliğin coskusu bu, çılgınca bir umut, denizimin tuzlu suyu...imkansız mı? duyunca kocaman gülümsediğim o sözü tam buraya çakıvermeli işte "imkansız, reddedilmiş mümkündür"

Hiç yorum yok: