11/22/2010

tamam, bu son olsun

son günleri yoğun bir baş dönmesi eşliğinde geçirdim, küçükken midem bulanmaya başlayıncaya kadar dönerdim, dönmeyi bıraktıktan sonra duruvermez ya dönüşler “ayaklarım hareket etmeden dönmeye devam mı ediyorum, dünya mı  dönmeye başladı ben bıraktığımda?” diye düşünür bulamazdım bir türlü, o dönüşlerin akışına kapılmak çılgıncasına hoşuma gidiyordu, dünyanın kendi etrafında ve güneş etrafında döndüğünü ilk öğrendiğim de “ah evet biliyordum ben bunu, o da dönmeyi seviyor” gibisinden bir tepki verdiğimi hatırlıyorum, bir de atılan kahkahaları…

2. sınıf yerli yapım bir sanat filminden fırlamış gibiyim yine, aslında o karakterler için bile uyumsuzum, umutsuzları oynamaya zıt düşecek neşeli kahkahalarım, çocuksu coşkularım var, şekilsiz bir denge profili çizdiğim söylenebilir, galiba bendeki hal tahterevalliye benziyor, inişli çıkışlı ağırlığınca beni ikirciklendirmişim, iki yana bölünmüş duygularımı oyun alanına çevirmişim ama artık çocuk değilim, kesinlikle artık çocuk değilim, aklım nerde benim? Buralarda bir yerde olmalı, bana aklımı getirin lütfen, aklımı başıma almanın zamanı değil mi daha? hayat kumlarla dolu bir parkta geçer gider mi? hayat bana geçecek ya bu gidişle, bakalım!

bir el kalbimi sıkıca kavramış, arada o kadar içim sıkılıyor ki tarifi güç…boş işlerle fazlaca meşgul olup bolca lafazanlık yapmaktandır belki…bir başka el kalbimin ta orta yerine dalmış sevgimi okşuyor fakat sevgime dokunmak için parçaladığı kalbim sık sık sızlamakta, tadını alamıyorum bu dokunuşların, üstelik öylece birinin avuçlarına sevgi bırakmak pek akıl kârı olmasa gerek…

sonumu hayra yoruyorum, hayır olur inşallah…mutlu sonlara mektup yazıp yanıma davet etmek istiyorum, sonumu getirir mi bu?

2 yorum:

BANU dedi ki...

"son"un başlangıcındayız hepimiz. gelmişiz bir kere buraya, giderken yanımızda gelecek olanları biriktiriyoruz. başımız dönüyor, kanımız çekiliyor, kalbimiz tekliyor ve biz en son "son"a birikiyoruz cümleten. yazılarınızı takip ediyorum ve ettikçe kendimden bir şeyler buluyorum. çoğunda da kendimle buluşuyorum. yüreğinize, ellerinize sağlık...

pusarık dedi ki...

sağolun, son zamanlarda pek kendimde değilim haliyle burda da olamıyorum yani yazamıyorum pek eskisi gibi, duygularımı tanımlamakta çok zorlanıyorum, istiyorum ki olaylar namına hiçbir şey anlatmadığım halde hissettiğim her şeyi aktarabilmiş olayım... olmuyor elbet...yine de noktalar koyup cümleye satır başı yapıyorum ikide bir... hakkınız var vesselam her "son" bir "başlangıç"a gebe...