9/10/2010

hariçten yürek sızısı -ayrılık dahil- üstelik sulu sepken

ayrılık kararı aldığımda -bundan kesinlikle kendimi sorumlu tutmamanın rahatlığı vardı anlaşılan- kendimi çok hafiflemiş hissetmiştim, üzerinden vakit geçtikçe ruhum ağırlaşıyor, külçe gibi yığılıp tavana gözlerimi diktiğim saatler yakın, şimdilik bayram bahanesine kalabalıklara, başka başka duvarlara, herbiri renkli birer duvar gibi görünen yüzlere yaslanıyorum.

gözlerimde tuz yükü var, tutamayıp yanaklarımdan aşağı yuvarlanmalarına izin vereceğim galiba, her bir gözyaşı gulle kadar varmış gibi geliyor, umarım içimi kemiren kurtçukları da halleder akıp giderken, hemen şimdi şuracıkta göğü bir yağmur tutsa ne iyi olurdu.

aptallığıma yanıyorum, başım dumanlı ya hani; kül rüzgara, köz yağmura emanet.

2 yorum:

seyrüsefer dedi ki...

hiçbir acı bizde sonsuza dek kalmıyor,buna şükret şimdilik

pusarık dedi ki...

çok şükür ki öyle...

bazen insanı derin içi geçmişliklerden, olmadık hayallerden uyandırmak için biraz sarsmak gerekir, şimdilik benimkisi biraz uyku mahmurluğu, kanamadığım rüyaların burukluğuı falandır sanıyorum, gerçeklere gözümü açtıkça emin ol daha da şükrediyorum.