9/19/2010

ev yapımı kırmızı toz biberin askıya alınışı da hazindir esasında

kurutmalıkların zamanı ha geçti ha geçecek, cehennem gibi sıcaklar bir türlü geçmek bilmedi.

fakir mahallede oturmanın kulağa kötü gelen iyi yönlerinden biri bu biberler, evin sokağa bakan dış kapısının hemen önünden bu manzara, acıyı sevmek mahalleyi sevmek ve evini sevmek bence tam orda bir yerlerde, okuduğun alt satırlrdan birinde dikkatli bakınca... en iyilerden biri de çocuklar bence; fütursuzca oynuyor ve bağırıyor olmaları kötüymüş gibi geliyor ama yok, canlılarla dolu bir hayatta varoluşunu kavramanı sağlıyorlar, caddede alıp eve kadar sabredemeyip açtığım kornettolara dadanan bizim sokaktaki oğlan, ona yakalanmamak için arka sokakları dolanırken tanıdığım tüm çocuklar ve de kediler sizleri seviyorum ama "o dondurmayı size yar etmem, bilesiniz" demek istiyorum, hayat tuhaf işte, sokakta dondurma  yerken varoluş sorunsalına takılmak filan...

8 yorum:

mor dedi ki...

keske komsum olsaydin ya. ben dadanmazdim valla dondurmana. ama cipsine bisey diyemezdim bak. bizim burda hic yok bu biberlerden. oysa yasadigimiz bi kücük ilcecikte sucuk falan asilirdi biber yanina,ne biliyim uzun bi süre evlerin gercekten öyle olmasi gerektigine inanmistim.

pusarık dedi ki...

çikolatalarımı bile isteyebilirsin ama dondurmamı asla! hadi sana kıyak geçip ısmarlayabilirim ama dondurmam bitince kınadığım oğlan misali dondurmana yalanırsam hiç şaşma :P

ben de evlerin çatısı olmasını yadırgamıştım uzun bir süre... dam yok mu? ama asmaları nerde yetiştiriyorlar? ee bunlar salça işini napıyorlar ki acep? hadi gerisi neyse de dama çamaşır asamıyorlar mı yani? evin içinde çamaşır mı kurutulur kafa bulmayın benle yaa! öyle işte :)

mor dedi ki...

evin icinde camasir mi kurur tezini ben de cok kere sundum da,sahiplenen olmadi .p sonra ben bi de sela okunmayan yerleri de cok garipserdim. bi de mesela bigün pazar olurdu,megafonla tazen balik gelmistir carsiya diye duyuru yaparlardi. panayirlarin olmamasi da keza sasirtirdi beni. bi de.. eheh cok uzar ki bu liste :))

pusarık dedi ki...

o liste uzar ve önümüzdeki on yıl içinde antika değeri bile kazanır bence hatta yap o listeyi bahse varım kara borsaya bile düşer 'ahanda buracığa yazdıydı pusarık' dersin :P

mor dedi ki...

zaten benim yazdigim hicbisi hit olmuyo pusarikcagzim,coh müskülpesent. suratimi asiyim mi böyle ters köse parantez gibi,hi?

pusarık dedi ki...

asma suratını yaa, mızıkçılık yok ;)

hem o öyle değil cancağızım, popüler kültürün asimilasyonuna uğramamak için hit şeyetmiyoruz biz, çaktırma ehem öhöm :P

mor dedi ki...

ya zaten o popüler kültür olmasa var ya,ben hangi bahane altina yatcam bilmiyorum yani,o kadar diyim. kendimi kuytu kösede kalmis iki lafi bi araya getiremeyen programlar gibi hissediyorum bazen,bazen de iki saatte üc kelime eden sanat filmleri gibi,coh yalnizim be atam :(

pusarık dedi ki...

kim ki duk diye bir adam var filminde iki satır laf konuşturmadan her bi şeyi anlatıyor vallahi, onunkiler gibi bir sanat filmiysen seni şimdikinden bile çok seviyorum çok çok çok seviyorum bilesin ;)