8/06/2010

pervazda mavi bir kuş...


hadi bütün duvarlarımı elceğizlerimle yıktım diyelim, çatıları alaşağı ettim, say ki sen kuşlar kadar özgürdün ve ben gökyüzüne bakan pencerelerden ibaret bir yerdim; her yağmurda ben çatıdaki sesi, sen sığınacağın kuru sıcağı, ikimiz yağmur sonrası bir evin etrafında ötüşüp uçuşan kuşların şen şakır hallerini özlemez miyiz sanıyorsun?

çatıya çer çöple yuva yapabilmek için mi beni viraneye çeviriyorsun yoksa gökyüzüne amansız aşkın yüzünden tüm evlere garezin var da ondan mı beni temellerimden sarsan tavırların çok kere anlamıyorum, bunu bilmemin lüzumu da yok zaten... sorular hep cevaplarını bulmak istemez, bilirsin.

2 yorum:

dereotundannefretederim dedi ki...

izin vermeee!

kendinden başka kimseye izin verme. kendinden başka kimseye rol de verme düşlerinde.

pusarık dedi ki...

uzun yağmurlardan sonra taşkınlara ne kadar izin verirse bir ev o kadarlık iznim var ama işte ne vakte denk geleceğini bilemiyorsun ki, kıyıda kurulu bir evsen temellerini ona göre atıyorlar ama illaki sele kapılıyor içindekiler, ötelerden çere çöpe dönmüş kırık dökük başka viranelikleri de getirip tam orta yerde bırakıveriyor sular çekilip giderken, oluyor yani böyle şeyler usta... sonra muhakkak bir kuş oluyor rüyanda, sanıyorsun ki hep dolaylarında olacak hep öyle ötüp şakıyacak, olmuyor işte bu, hiç olmuyor.

belki de ben gündüz düşleri kurmakta yeteneksizimdir, bilemiyorum ki :/