7/30/2010

bir gün biri beni anlayacak!

delilik parayla değil olmasına, ne var ki ben aklımı bozdurup bozdurup harcadıkça yüreğim tükeniyor, ona yanıyorum.

yıllar önce henüz aşk beni tekmelese dahi tanımadığım zamanlarda bulanık bir duygu akıp geçmişti yüreciğimden, öylece belli belirsiz silinip gitti, çoktan tarih oldu derken birdenbire uyanıvermiş de akla gelmiş gibi karşımda buldum bir gün, şimdilerde insomnia etkisi yapıyor üzerimde…

evvelce uykusuzluk nöbetleri olarak başladı, istanbul’da gördüğüm halüsinasyonumsu buluşmayla vahim bir hal alıp karamsarlık safhasına atladı ki bünyemde zafiyetler yer etti o gün bugündür, tüm bunlar olurken ben uyur-uyanık bilinç kaybımla bomboş bakınıp durdum, hislerim yine hastalıklı bir hal aldı, ‘yine’ diyorum çünkü bu sefer net olarak fark ettim ki gönül meselelerinde her daim şuursuzca hareket etmekteyim.

yakınlaşmamız müthiş bir hızla başladı aynı hızda bitti tekrar ayağa kalktı birkaç tökezledi tekrar yumuldu yere, tozuttu etrafı biraz, halihazırda göz gözü görmüyor, ilk birkaç gün evlilik rüyası bile görmüştüm halbuki, ne komik değil mi? uyandığında düşmeye devam ettiğin rüyalardan biriydi sanki, uyanır ve fakat gerçeğe aymazsın ya öyle.

sonum dediğimle son bulmalıydı her şey, oysa hayat espri anlayışının döküntülüğüne bakmadan şakalar yapıyor habire, hayata sardıkça kaset başa sarıyor; ‘aynı nakarat hep aynı aynı…’

Hiç yorum yok: