Yolun sonuna doğru yol biraz ıssızlaştığında ve gün batımının hemen ardı sıra banktaki bir adam iyice öne doğru eğilmiş kafasını avuçlarının içine gömmüştü -sıkıntılı görünüyordu- yaklaşmadım, kadın olsa gidip sorardım yardıma ihtiyacı var mı diye ama pek tekin değildi benim için, kadın bile olsa terslerdi zaten "yetmedi mi, rahat bırakın beni" diyecekmiş gibi duruyordu, siyahi miydi yoksa elleri yağ içinde olduğundan mı siyah görünüyordu bilemiyorum, yabancıysa daha da zor olmalı... aklım kaldı, çocuk olsa ellerimi ellerinin üzerine koyardım, sözcüklere gerek kalmazdı, umarım iyidir.
Turnalar, her yağmurda göçer diye bakıyorum ama giden yok, yazın sıcağından mı kaçacaklar dersin, geçen yaz gördüğümü hiç hatırlamıyorum.
Çok güzel bir yazı. Başlığı da tam bir kitap-film adı olabilecek güzellikte. :)
YanıtlaSilBaşlığa bakınca "sanat filmi" der kaçardı kitleler :))
SilGel gelelim yola kısa film yakışırdı çekebilsem...
Yürüyüş yapmak icin güzel bir yer kesinlikle :) adanadan gecip çok gezme fırsatım olmadı bir gün tekrar görmek gezmek istiyorum orayı
YanıtlaSilAdana eli yüzü kir pas içinde yağız bir delikanlı, esmer tenli, gözleri güneş kadar yakıcı, sıra sıra dağlar örmüş etrafına ama dostuna sırtını değil omzunu verir, yüreği seyhanla ceyhan gibi kah çağlayıp kah durulur, az deli dolu olsa da yetmiş iki buçuk milleti sofrasına buyur edecek kadar gönlü bol... bekleriz gelirseniz :)
Silteşekkür ederim
YanıtlaSilmartılar, turnalar, kuş gözlemcisi oldun seeen :)
YanıtlaSilDoğa fotoğrafçısı olmak istemiştim bir dönem... yumuşakçalar, böcekler, sürüngenler, yılan çekmişliğim bile var ;)
YanıtlaSil