2/24/2015

hazırsan başlayalım

Eve dönüş saatleri... oğlumu çılgınlar gibi özledim, kocamı da öyle, hatta birkaç gündür görmediğim için belki haddinden fazla... onu bu kadar sevmek hiç akıllıca değil... "bensiz daha mutlu olabilir mi?" diye düşünmeden duramıyorum, onu benden daha fazla önemseyen biri olabileceğini zannetmiyorum, annesi bile benim kadar değer vermiyor zannımca, kayırmakla değer vermek ayrı şeyler çünkü, birey olmasına izin vermek de öyle... peki değer vermek mutlu etmek için yetmiyorsa ve onun kanatlarını kıranın senin varlığın olmadığından eminsen ama içten içe seni suçladığını da seziyorsan, adil olanı mı istemelisin, nefessiz kalmak pahasına ona ferah bir nefes alanı mı açmalı? ya oğlum, onun için iyi olan hangisi peki? kocamı seviyorum, bizsiz mutlu olabileceğine de zerre kadar inanmıyorum, huzur bizden uzakta değil ama aşılması gerekenler var, huzur bozucu onca etkenden kendimi ve ailemi korumam gerek, bunu dünyada en çok sevdiğim iki adam için yapmalıyım.

Küçük adam sana bakınca dünya tüm karmaşıklığını yitiriyor, senin için dünyaya kafa tutmaya hazır mıyım ben?

2 yorum:

mithad a. selim dedi ki...

sessiz sedasız yeniden başlamışssın yazmaya. hayırlı olsun o vakit:)

pusarık dedi ki...

habire bağırmaktan çığlık atmaktan bahsediyor olsam da, evet, sessizlik içinde başladım, hayırlısı :)