6/19/2014

dal bile kıpırdamıyor buralarda, esse artık bir rüzgar...

erken doğum riskiyle telaşe verip günü geldiği halde doğmayarak tuşa getirdi bizim oğlan, hamileliğin en zor haftası bu olmalı...inanılmaz sabırsızım, tanınamayacak derecede kilo aldım, üstelik ödem de oluyor ki eller ayaklar kütük gibi yatar vaziyette eve tıkılıp kalıyorum, oysa yürüyebilsem belki doğum için de şu feci kilo durumu için de iyi olabilecek...

her sabah bir danayı devirebilecek açlıkta uyanıyorum iki haftadır, öncesinde üç ay mide ağrısı bulantı derken kilo durmuştu ve kilom normal denilen sınırlar içindeydi, şimdi sonum ne olacak kestiremiyorum, doğum öncesi halimin serdeki en dobi halim olduğu düşünülürse, ben kiloları dert değil kabus edindim resmen...

bebek sağlıklı diyorlar ama bu hafta tam bir paranoya haftası, hareket ettiğinde kaburgalarım sızlıyor, bel ağrısı yüzünden kocadım, utanmasam 'bastonumu getirin' falan diyeceğim...bebek hareket etmediğinde yaşadığım stresin tarifi yok, iki güne bir hastanedeyim, Allah biliyor ya kendi sağlığım söz konusu olsa hayatta gitmezdim! gittiğim hastane berbat, artık arkadaştan da medet ummadığımdan bu çılgın ormanda yalnızım...

eşim halen işsiz ama çabalıyor, bir şekilde maddi hasarı teğet geçiyoruz ama sürecin belirsizliği ciddi sinir harbi...evde olması hoşuma gitse de kendini tükettiğini gördükçe kahroluyorum, onun kadar yetenekli bir adamın böylesine törpülenmesi ve her anını bunun bilincinde yitiriyor oluşu kahredici bir durum...

bu aralar sabrım imtihanda yani, notum epey düşük, bebek konusundaki sabırsızlığım eşimi deli ediyor, annemi kaçışa itiyor, bebek rahat sadece...diğer mevzu zaten mayınlı tarla...hayırlısı...

1 yorum:

jewel dedi ki...

Allah her konuda yâr ve yardimciniz olsun cânim. Gune varmayan gece yokmus ya, bu huzursuz bekleyislerin de aydinlik ferahi olacak insaallah.
Bebeginden operim :)