1/14/2012

kışta kıyamette...

yeğenim az önce telefonda babasının başının etini yiyordu "dağlara gidelim baba, dağlara gidelim, ben evde çok sıkıldım" diye, halası kılıklı olduğunu belli etti yine, abimden yüz bulabilsem ben de ısrar edecektim fakat -kış vakti çocuklarla dağlara gitmek- kesinlikle hiç ümit yok...

nefes almaya ihtiyacım var, şöyle derin bir nefes...kaç seferdir samsun'u tanıtan yemekli gezmeli tv programlarına denk geliyoruz annemle, içim gidiyor, tabi ben gidemiyorum.

bazen google üzerinden fotoğraflara bakıp kendime gezecek yerler beğeniyorum, ben gidene çoktan yerle yeksan olacaklar büyük ihtimalle, hani hatırımda bile kalmayacak belki gidebilecek vaziyete gelince ama hayalimde kalsın istiyorum hiç olmazsa...

aynı yolları arşınlayıp durmak kafesteki fareler gibi hissettiriyor, parklar mevsimlere uyup değişiyor olmasa onlar bile çekilmez herhalde...şimdilik nefes alabildiğim yegane yerler; parklar bahçeler...

annem benim göbeğimi salon çiçeğinin dibine gömdüğünü söyler, şayet çocukluğumdan hatırladığım o kocaman şeyse bahsettiği, tropikal ormanların bodur ağaçlarından biri, belki de ormanları bu kadar sevmem göbek bağımdandır, kimbilir, tamam yahu değildir, illa bağlamak istiyorumdur belki, dağa taşa ağaca gidesim var karda kışta, ne yapabilirim?...

3 yorum:

jewel dedi ki...

ah, samsun'u ben tanıtacaktım sana da bir türlü kısmet olmadıydı. yaza da evlenir gideriz ellere karışırız. anı olacakken hüzün oluverir. o vakte kadar gerçekleşemez mi bu plan? ben seve seve rehber olurum da.. :)

pusarık dedi ki...

benim kesinleşen düğün tarihim -bir aksilik olmazsa inşallah- yaz sonu, 8 eylül...o zamana kadar Allah kerim ;)

düğünden önce izin kullanmasam iyi olacak gibi görünüyor ama belki bir haftasonu rüzgar beni oralara kadar atabilir belli mi olur :)

jewel dedi ki...

o halde o rüzgarın yolunu bekleyeyim ben :)
gelebilirsen çok mutlu olurum kendi adıma, hain planlarım var. gezdirip yormak, sonraa değişik lezzet testlerine tabi tutmak.. hepsini de söylemeyeyim canım :)

hadi inşallah..