9/02/2011

'havlayan köpek ısırmaz'mış

bu aralar vampirli kurtadamlı filmlere/dizilere taktım -dünyadaki milyonlarca dingilden farksızım bu konuda, evet- acaba diyorum bu vahşilik merakı insan olmanın zorluğundan kaçma isteğinden mi geliyor?

at kafalı adamlar, cırcır böceği gibi ötüp duran kadınlar, baykuş suratlılar, köpek yavrusu gibi bakanlar, kedi gibi kıvrılıp duranlar veya şebekler ne farkeder...insanların hayvan kılığında resmedildiği tabloların birinde kaybolmuş gibiyim...

resmettiklerimden uzaktayım fakat kendimi huzurlu bir tablonun çerçevesine dayamış olmam içten içe homurdanan hayvanın hırıltısını kesmiyor, çıkmak için dolunayı beklediği yok ya da geceyi, yatağımın altından da fırlayacak değil, her an saldırganlaşabileceğimi biliyorum ve oracıkta daha homurtulu bir hayvanın beni yutabileğini de...burdaki sorun kimin daha saldırgan olabileceği değil zaten, insan olmanın zorluğu!

insancıl hata payı eşşekliğe, köpek dişleri it çenesine, tereddüt bir sincap ürkekliğine döndüğü an insan kendinin hem avı hem avcısı oluveriyor, insan insanın kurdudur derler ya hani, kurt en yakındakini yiyor, içinde olduğu kişiyi, için için yiyor hem de, vahşice...

bazen kendimi parçalamak istiyorum, hayvanca bir istek bu, yemek içmek kadar içgüdüsel tarafın hakimiyetinde, dürtüyor beni kendi kanımın kokusu, insancıl tarafım böğürtülerinden bıksa da hayvanın yaralı taraflarını temizlemeye çalışıyor arada sırada, üstelik ehilleştirme konusunda hiç de fena sayılmaz.

insan şükür ki kandan ve tenden ibaret değil.

Hiç yorum yok: