7/21/2010

hiç

o sergideki fotoğraf gibi şimdi... ben de kendi çapımda iç içe geçmiş karşıt hiçlikleri keskel alaka bir çerçeveye oturtmuşum ama uzaktan bakınca aslında alakasız da sayılmaz hani, o sık kullanılan tezhip işleri gibi renkler velakin dedim ya uzaktan, çok çok uzaktan...

güçlü bir duygunun daha hiçe dönüşünün birinci dereceden tanığıyım, daha doğrusu tek tanığıyım belki de... hani belgeselin birinde caretta caretta yavrularının kıyıdan denize giderken heba olup gittiklerini görürmüşüm gibi bir burukluk var, türünün son örneklerinden biriydi, peki ya şimdi? hiç.

"keşke" demekten kendimi alamıyorum; keşke birbirimizin duvarlarına toslamak yerine köprüler kurabilseydik...

Hiç yorum yok: