11/24/2021

tutamadım, kaçtı biraz

 Siyasetten oldum olası hoşlanmam.

Halamın oğlu kapı gibi delikanlıymış sağ-sol zamanlarında, hangi taraftan olduklarını bile bilmediği, ömrünce tanışmadığı üç beş kişinin narına yandı; çıraklık yapıp ter döktüğü, uğruna küfür hatta dayak yediği haftalığını vermedi diye bir gece vurup kötürüm bırakmışlar... bizim evde kalırmış o yıllarda, babam aylarca hastanede başında beklemiş ha öldü ha ölecek diye... bir adamın vücudu kalınlığında kolları vardı abimin ama hep o kokuyla anılırdı, siyasetin kokusuyla aynı benim için, dağ gibi abimin çaresizliğinin kokusu... tekerlekli sandalyeye mahkum olduğu halde topraktan sağladı geçimini, ölümü de bahçede oldu, yine de cenazesinde insanlar evine oturmaktan kaçındı, o koku kalmamışsa bile sinmişti mekana bir şekilde...

Benim lise yıllarım da bu leş kokuya kurban gitti... işler "hangi üniversiteyi tercih etmeliyim"den bir anda "liseyi bitiremeyecek miyim"e döndüğünde birileri laf kalabalığı yapıp duruyordu, hiçbir anlam veremiyordum, bu insanlar konuştu diye neden benim hayallerim yıkılsın, neden onların lakırtıları benim için evlilik demek olsun, okuyamazsam kocaya gitmek seçimim değil de kaderim nasıl olsun? 

Nefret ettim cidden ama cidden siyasetten nefret ettim, alabildiğine korkunç bu şey hakkında her seferinde iliklerime değin titredim. 

Bir ara depresyonun etkisiyle ölümü dilemeye başlamış olsam da tutundum, okudum, evlendiğimde 30 yaşındaydım ve o kişiyi seviyordum, hayatım hakkında söz sahibiydim, olay çatıda bitmediği için Allah'a binlerce şükür... bu imkanı verenin siyaset olduğunu söyledi çoğu kişi, haklı olabilirler, bilmiyorum. Allah'ın adını anıp masuma namlu doğrultanlara şahit olduğumda beynim bir kez daha buz tuttu, bu da mı siyasetin işiydi, şaka mıydı, gerçek olabilir miydi?

Yıllarca bir atın kırbaçlanarak öğrendiği çaresizliği siyaset karşısında hissetmeye devam ediyorum, bunun bilincindeyim, beni o attan ayıran tek şey bilincim ama bir anlam veremiyorum. Savaşıp yenilmedik, masaya oturtup muhatap tutan da olmadı, bu sefer boşboğazlıktan bile değildi, "ite dalanacağına çalıyı dolan" der annem ama yakınlarda bir it dalaşı mı vardı? birinin tavuğuna kişt mi diyen oldu? Birileri çaldı birileri oynadıysa o kadar mı sağır oldum niye duymadım ben? bilmiyorum... bilincim siyasete akıl erdirebilmek için gerçekten yetersiz...

Hiç yorum yok: