✻ 30 küsür yıllık bir arkadaşım var, dostum, hayranlık duyduğum ışıltı, birin bu kadr uzun süre sevebilmek hem de bile isteye emek vererek gerçekten ama gerçekten çok güzel... bana sürpriz yapıp 'evinin önündeyim' dediğin an, uçarak gelip gördüğüm yerde küçük bir kız çocuğu gibi çığlık atarak sımsıkı sarılmak isteyecek kadar güzel...
✤ Ve çeyrek asırlık bir başka arkadaş, üç gün üç gece uyumadan heyecanla çenem ağrıyana kadar konuşacaksın deseler inanmam ama dördüncü gün yanımda kalabilse hala konuşuyor olurdum o kesin.
Güzel insanlar iyi ki varlar..
❉ Hiç ummadığım bir vakitte "abla nasılsın?" mesajını görüp içimi ısıtan hayatımın donan o anından çekip çıkarıveren güzel insan iyi ki varsın.
✴ Ve benim yüzümden incindiğini bildiğim güzel... dilerim senin için daha iyi, daha aydınlık olabilirim. "psikoloğa gittim bana normal olduğumu söyledi, inanabiliyor musun?" diyen sevinçli sesini duyduğumda sana ne kadar sarılmak istediğimi tahmin bile edemezsin, üzgünüm, biliyorum gençliğimizde de yaşadıkları yüzünden zorlanan normal bir kızdın ama benim senin dokunduğun bir yerde kayışım kopmuştu senden uzaklaşmasam kopup gideceğimi hissettim.
✻ Benim kadim dostum, melankolik ama alabildiğine cesur... onun kadar karanlıkta kalsam gölgeden bile ürken ruhum dağılır mıydı? bir şekilde gölgede bile gözüme ışıklar saçan ilham verici bir güneşti, bana hayatta en iyi gelen kişi oldu, bu bitik benliğimle bile ruhumda ışıklar uçurabiliyor, Allah'a ne kadar şükretsem az.
✤ Yine de yaşam enerjisi diyorsak birlikte en çok gülüp ağladığım kişi lisenin son iki senesinde resmen kendimi bulmamı sağlayan güzellik, yıllar sonra konuştuğumuz her satır arasında kendim hakkında unuttuğum her detayda özenli ve kıymetli hissettiğim muhterem, seni çok özlüyorum, üç çocuk zor biliyorum ama hala bir yanım saatlerce telefonda seni esir almak her hafta sonu yanını bulmak istiyor, enişteyle iyi olduğunuz için memnunum ama seni başkalarına bu kadar kaptırmak can sıkıcı fakat eş ve çocuklarla da didişemem ki...
✴ Bir zamanlar benliğim için kaçtığım, şimdilerde kötü geldiğimi fark edip seni kendimden korumak istediğim bu buruk kırık bağ için üzgünüm dostum, birbirimize ilaç olmadığımız belli ama yine de arkadaş dediğimde aklıma gelen bir elin parmaklarını geçmeyecek insanlardan birisin, artık mesafelerle artan bu kırılganlık ortamızda dursun istemiyorum, sesini duymak beni gerçekten mutlu ediyor, üzgünüm, hatalıydım, cesurca bunu bir gün sana açıklamayı başarabilecek miyim? gençken diğerleri sıcak ve ışıl ışıldı hatta bazen yakıcı, sen bir akşam üstü çardakta açtığımız seyyar ışık gibiydin, sıcak günün serin, yıldızlı gecesinde yaydığın ışık ısıtmazdı belki ama aydınlatırdı esintide ipil ipil sallanarak yalnızlığına hiçbir şey bulamasa pervaneleri ve sivri sinek vızıltılarını eklerdi. güzeldi, hala güzel hatta şimdi yaz vakti ikindi vaktinde akşam ezanına yakılan minarenin ışıkları kadar esenlikli...
❉ Ah biliyor musun, bana abla desen de hayatımda en çok tutunduğum arkadaşım sensin, olgun davranmaya çalışan minik bir kız çocuğu gibiyim yanında... yalan değil acılarımı göstermeye biraz utanıyorum yanında, evin hep küçüğü olmuş biri için abla olmak azıcık zor ama tatlı... uzun süre karpuz dilimi profili kullandın diye mi sıcak ferah ve tatlı seninle muhabbetler? çay içmeyen senin yanında bir demlik çayı bitirip 'ikincisini mi demlesek' dedirtecek muhabbetleri özlenmesin de ne yapsın...
Şükür ki tüm bu güzellikler hayatımdalar ama bunca özlem kışımı atlattığımda daha az bir o kadar da anlamlı olacak değil mi?
☆ Aslında bir avucumun içinde daha anımsamak istediğim rengarenk ışıklar var, biraz daha uzaklık girmiş aramıza ama ordalar, ateş böcekleri gibi hafızamın kör gözünde yanıp sönen anlar uçuşuyor, bir elin parmakları kadar insan daha... birkaçı artık çok çok uzaklarda, şubat yaklaştıkça kalbim her zamankinden daha da fazla üşüyor, özleyince arayabilmek de bir nimet, duayla dostum duayla...
Gözlerim eskisi gibi görmüyor artık, belki göremiyorum burnumun dibindeki nice hazineyi , arasam mı? zaman yok yine, yaşamaya zamanım yok, gözlerimi açıp hayatın güzelim renklerini seyre yok oğlu yok... emekli olunca zirilyon tane kursa gidip hayatıma ışıldayan rengarenk hazineler katacağım ahdim olsun, kimi eski kimi yeni yerlere gezmelere gideceğim.
Dün kitap okumayı da dostlarımı özler gibi hasretle andım, bir söz de buna olsun, yakın gözlüğü alınıp nice nice kitaplar okunsun inşallah...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder